|
Bulunduğunuz Yer: Kaymakamlık >> Yerel Yönetimler >> Belediyeler
| ALADAĞ BELEDİYESİ |
| |

|
$0ALADAĞ BELEDİYE BAŞKANI$0
$0
$0$0
$0
$0İDARİ YAPI$0
$0Aladağ, Adana’nın Kuzeybatısına düşer. İlçenin Güneyinde Karaisalı, Batısında Pozantı, Kuzeyinde Niğde ve Doğusunda Kozan vardır. Seyhan Nehri ilçe’ nin Kozan ile arasında doğal sınırı gibidir. ilçe ismini Toros Dağlarının Aladağ kütlesinden almıştır.$0
$0
İlçe Merkezi çok eski bir yerleşim merkezi olup, İlçe’ nin tarihi Anadolu’ nun Türkleşmesiyle başlar. Selçuklu Hükümdarı Alpaslan ve ordusu tarafından 1071 yılında yapılan ve Anadolu’nun kapısını Türklere açan Malazgirt savaşından sonra 10. ve 11 yy. Oğuz Türklerinin Üçok kolundan Farsak, Bozdoğan ve Karakeçili aşiretleri tarafından yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Osmanlı Hükümeti tarafından yapılan kapitülasyon anlaşmaları gereğince ve yörede Rum nüfusunun da etkisiyle Fransızlar tarafından bu günkü Acı Su olarak bildiğimiz bölgede Maden işletmeciliği ve Hızar bölgesi olarak bilinen ve halihazırda Türkiye’nin en değerli ağaç olarak bilinen Pos ağacının işletmeciliği yapıldığından uzun süre Fransızların etkisinde kalmıştır. Daha sonda Birinci dünya savaşından sonra bölgenin ekonomik değerini iyi bilen Fransızlar tarafından işgal edilmiş ve Karaisalı’ lı Tekeli yörüklerinden olan Sinan Tekelioğlunun öncülüğünde yürütülen mücadeleyle bu işgalden kurtulmuştur. 1880 yılında bu günkü Feke İlçesinin Mansurlu Köyü köyün den göç ederek Kozan İlçesinin Anavarza tarafına yerleşen sonrada Koznoğlu ile arasında husumet başlayan, bu sebeple oradan da göç ederek de Seyhan Nehrinin batısı ile Körkün çayı arasında kalan bölgeye yerleşen Karsantıoğlu Aşiretinin oturduğu yere Mansurlu, Rumların oturduğu yere ise Karaköy denilmiştir.$0
$0
Kurtuluş savaşından sonra Rumlar ile Türklerin Mübadelesi sırasında 1926 yılında Aladağ’ da yaşan Rumlar Selanik Derya Piladi kentine göç etmişlerdir.$0
$0
$0
İlçe Kaymakamı ve Daire Amirlerinin Muhtarlar Toplantısı$0
$0
Karaköy adıyla 1835 yılından itibaren Karaisalı ilçesine bağlı bucak merkezi iken, 1973 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve ismi de karsantı olarak değiştirilmiştir. Yüzölçümü 1347 Kilometrekare olan ilçe coğrafi yapısı nedeniyle idari yönden kolaylık sağlanması amacıyla 09/06/1987 tarih ve 3392 sayılı 103 ilçe kurulması hakkında kanunla ile ilçe olmuş ve Aladağ ismini almıştır.$0
$0
$0
İlçe Adana’ya 106 kilometre uzaklıkta olup, 26 köyü, 1 Beldesi vardır.$0
$0
$0$0
$0
$0$0
$0
$0
$0
$0
$0
$0
$0
$0SOSYAL YAPI$0
$0 $0
$0Aladağ Halkı Karsantıoğlu Aşiretinden olup, 10 ve 11. yüzyıllarında Oğuz Türkleri’ nin Üç Oklar Kabilesine mensuptur. Bu günkü Aladağ İlçe Merkezinin bulunduğu yerde Rumlar ikamet etmekte iken, Türklerin gelmesiyle iki karye ye ayrılmıştır. Türklerin bulunduğu Karye Mansurlu adını almıştır. Rumların bulunduğu Karye ise Karaköy Karyesi olarak adlandırılmıştır. Rumlarla Türkler çok iyi geçinmişler, Türkler hayvancılık ve çiftçilikle uğraşırken, Rumlar bağ bahçe, şarap üretimi ve sanatla uğraşmışlardır. Daha sonra Fransızların Adana’ yı işgal etmesi nedeniyle zayıf dönemde işbirlikçi olmuşlarsa da 1926 yılında mübadele yoluyla Yunanistan’$0
$0 $0
$0ın Selanik Şehri’ nin Derya Pladi Kentine yerleştirilmişlerdir. O dönemde ulaşım at sırtından sağlanmıştır. Orman envalinin taşıma işleri dere ve çaylar vasıtasıyla ırmağa atılarak Eğner Köyüne kadar celep (başıboş) halinde taşınmış, Eğnerde bu tomruklar iplerle bağlanarak sal haline getirilmiş, küreklerle Adana’ ya taşıması yapılmıştır. Çevrede yaşayan Karsantı ve Köyleri o dönemde 36 köy 45 mezradan oluşmaktadır. Fırka-i Islahiyye döneminde şimdiki Aladağ (Karsantı) 1835 yılında Nahiye olarak 30 yıl süreyle Adana’ ya bağlı kalmıştır. Daha sonra Karaisalı ilçe olunca Karaisalı’ ya bağlanmıştır. 1987 yılında İlçe olunca Aladağ ismini almıştır. 26 köy 32 Mezradan oluşmaktadır. Osmanlıların son döneminde asayişin bozulması, eşkiyalık ve soygunculuğun had safhaya ulaşması nedeniyle Karsantıoğlu Aşiretine yazı çıkarılarak Islahiye’ ye bağlanmaları istenmiş, emir ret edilmiş, ikinci bir yazıyla Kozan’ a bağlanmaları istenmiş ise de bunu da kabul etmemişler, bunun üzerine Derviş Paşa bu emirleri isyan kabul ederek Karsantıoğlu Aşiretinin ileri gelenlerini yakalatarak Karataş İlçesinden gemilere doldurarak Rumeli’ ye sürgün etmiştir. 10 köy dağlardan indirilerek, Adana Sarıçam çevresine yerleştirilmiştir.$0
$0 $0
$0ALADAĞ İSMİNİ NEREDEN ALMIŞTIR?$0
$0 $0
$0İlçenin çevresi dağlarla çevrili olması nedeniyle yılın beş ayı dağlarda kar eksik olmaması, kuzeyindeki Toros Dağlarının ala bir görüntü oluşturmasından ALADAĞ ismini almıştır.$0
$0 $0
$0GELENEK VE GÖRENEKLER$0
$0Aladağ İlçe olunca birçok il ve ilçeden insanların gelip yerleşmeleri nedeniyle çeşitli gelenekleri de beraberinde getirmiştir.$0
$0 $0
$01.DOĞUM:$0
$0Her toplumda mutlu bir olay olan doğum ilçemizde de geçerlidir. Bir ailenin geleceği için doğum şart olarak kabul edilir. Kız evladı daha gelin olmadan çocuk için yastık, yorgan, kundak bezi hazırlar. Evlenip de hamile kalınca büyük bir sevinç yaşanır. Çocuk için hazırlıklar yapılır. Anne doğacak çocuğa kundak, başlık, örgü patik, ceket vb. hazırlıklar yapar. Doğan çocuğa al basmasın diye kırmızı bez örtülür. Çocuk doğunca eş, dost, akrabalar ziyarete gelirler. Çeşitli hediyeler getirirler. Doğum yapan kadın 40 gün dışarı çıkmak istemez. Yeni doğan çocuğun ağzı tatlı olsun diye bal sürülür. İsim koyarken sağ kulağına ezan okunur, sol kulağına kamet edilir. Çocuğun ne olması arzulanıyorsa kesilen göbeği camiye, okula vb. mekanlara bırakılır. Nazardan korunması için nazar duası ve nazarlık takılır. Yeni doğan çocuk yedinci, yirminci, kırkıncı günlerinde yıkanır. Çocuk ilk dişini çıkarınca buğday ve mısırdan kölle yapılır ve dağıtılır.$0
$0 $0
$02. SÜNNET$0
$0 $0
$0Yöremizde sünnet önemli bir ananedir. Sünnet olacak çocuğa önce yakınlarından bir kirve seçilir. Kirve, sünnet olacak çocuğu tutan$0
$0kişidir. Bu kişi artık akraba sayılır. Çocuğa hediye alır, elbise yaptırır. Karşı tarafta aynı mukabelede bulunur. Sünnet törenleri bazı ailelerce çalgılı düğün şeklinde olur, bazı aileler mevlüt okutur. Sünnet sırasında çocuk süslü elbiselerle donatılır. Gelen yakınları çocuğun döşeğine altın, para vb. hediyeler bırakılır. Gelenlere yiyecek, içecek ve şerbet ikram edilir.$0
$0 $0
$03. BAYRAMLAŞMA:$0
$0a) Dini Bayramlar: Küskünlerin barıştığı, insanların kaynaştığı özel bir gündür. Bayram öncesi ve bayramda mezarlıklar ziyaret edilerek dualar okunur, büyüklerin elleri öpülür, yaşlı ve hastalar ziyaret edilir, gönülleri alınır.$0
$0 $0
$0Samimiyetler artar, kolonya, şeker ve yemek$0
$0ikram edilir.$0
$0b) Milli Bayramlar: Bu bayramlar, anlamlarına göre coşkuyla kutlanır. Caddeler, sokaklar ve dükkanlar bayraklarla donatılır. Tüm halk. Öğretmenler, öğrenciler iştirak ederek, saygı duruşu, İstiklal Marşımız hep bir ağızda söylenir. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, şiirler okunur. Halk oyunları oynanır, geceleyin Fener Alayları düzenlenir.$0
$0 $0
$04. DÜĞÜNLER:$0
$0Evlenme çağına gelmiş kız ve erkek gençler görücü usulüyle veya kendi aralarında anlaşarak evlenirler. Kızın ailesi kızını vermek istemezse, kızın da gönlü varsa kaçırma usulüyle de evlenme sağlanır. Görücü usulüyle evlilik şöyle gelişir: oğlanın yakınları, ağzı laf yapan bazı eş ve dostları da alınarak kız evine gidilir. Hoş beş ten sonra meramları açıklanır. “Allah’ ın emri, Peygamber’ in kavliyle kızınızı, münasip görürseniz oğlumuza istemeye geldik” denir. Giderken tatlı götürmeyi ihmal etmezler. Kız tarafı düşünme süresi ister. Kızının fikrini alır. Sonra oğlan tarafına olumlu veya olumsuz haber gönderilir. Olumlu ise tekrar tatlı yenmek üzere kız evine gidilir. Nişan günü tespit edilir. Nişanlar mevlütlü veya çalgılı olur. Nişanda kıza takılar takılır. Şerbet içilir. Para toplanır. Bu arada kız tarafı çeyiz hazırlığını sürdürür. Münasip görülen bir zamanda düğün günü kararlaştırılır. Düğünden bir hafta önce okuntu dağıtılır. Bu okuntu çorap, gömleklik, havlu, mendil veya davetiye şeklinde olabilir. Oğlan evine Cuma günü Kına Davarı gelir. En uzun çam ağacı kesilerek bayrak direği yapılır. Bayrak Cuma günü dikilir. Bayrağa ayna, soğan, portakal, tarak takılır. Cumartesi günü düğün başlar, eş dost hayırlı olsun ziyaretlerinde bulunur. Bu gelenlere yemek, çay, kahve ikram edilir. Pazar günü kız evine gelin almaya gelinir. Gelin oğlan evine varınca Kırkım yapılır. Toplanan para ve ziynet eşyaları damada teslim edilir. Akşam yatsıdan sonra gerdeğe girilir.$0
$0 $0
$05. ASKER UĞURLAMA:$0
$0İlçede Asker Uğurlama önemli bir olaydır. Davullu zurnalı halaylar çekilir, bayrak taşınır, annenin babanın eli öpülür, helalleşme yapılır. Uğurlama sırasında su dökülür. Oğlanın eline kına yakılır. Bunda amaç onu vatan uğruna kurban etmektir. Bir kısım yakınları oğlana para yardımında bulunur.$0
$0 $0
$06. YEMEKLER:$0
$0İlçede yemekler, hamur, et ve sebzelerden yapılmaktadır. Ana yiyecek maddesi ekmektir. Bu yemekler mevsime göre değişiklik arz eder. Kış mevsiminde tarhana çorbası, yüksük çorbası, sütlü çorba, kesme ve kuru bakliyat (nohut, kuru fasulye, mercimek) ‘ ten oluşur. Yaz mevsiminde sebzeli yemekler (taze fasulye, patlıcan, bamya, domates sulusu, kabak vb.) yapılır. Yoğurt, ayran, süt, kızılcık kirazı şurubu, elma, erik hoşafı, andız pekmezi yapılır.$0
$0a - Mantı (Yüzük) Çorbası: Un ile su karıştırılarak hamur yapılır. Hamur beze haline getirilip, oklava yardımıyla ince bir şekilde açılır ve kare kare kesilir. Önceden hazırlanmış soğan, kıyma ve baharat karışımından oluşan iç, kesilen karelerin içine yerleştirilir. Daha sonra da bu karelerin köşelerinden tutularak ortada birIeştirilir. Bir tencerede yeteri kadar su kaynatılıp, kapatılan hamurlar ve pişmiş nohutlar içine atılır. Tencere içindeki hamurlar suyun yüzüne çıkmaya başlayıncaya kadar, başka bir tencerede hazırlanmış salça, yağ ve baharat karışımı olarak hazırlanan sos çorbanın üzerine dökülerek birkaç dakika kaynatılır.$0
$0b - Topalak: Bulgur ile yarmayı derin bir tepsiye koyup üzerine bir miktar sıcak su dökülerek yoğrulur. Yoğrulan bu karışımdan küçük parçalar alınarak bilye gibi yuvarlanır. Bunlar kaynar suya atılıp kaynatılır. içine haşlanmış nohutlar, atılarak iyice pişirilir. Başka bir tavada yağ, salça ve baharat karışımı kaynatılarak sos haline getirilir ve çorbanın içine dökülür.$0
$0c - İçli Köfte: Bulgur, yarma, su ve biraz tuz ile yoğrulur. Malzeme birbirini tutunca bir kenara konularak dinIendirilirken; kıyma , salça, yağ ve baharatlar bir kapta iyice kavrulur. Sonra içine maydanoz da eklenerek bir süre buzlukta bekletilerek iyice yağının donması sağlanır. Hazırlanan bulgur karışımından yumurta büyüklüğünde parçalar kopartılarak ortası oyulur ve içine hazırlanan kıyma konularak kapatılır. içine ekşi konulan bol suda hazırlanan köfteler haşlanarak servis yapılır.$0
$0d - Dul Kadın (Erişte) Çorbası: Un, bir tatlı kaşığı tuz ve su ile yoğrularak yumuşak bir hamur haline getirilir. Bu hamur açılarak küçük kareler halinde kesilir ve suyla kaynatılan mercimeğe ilave edilir. Yaklaşık 10 dakika kaynatıldıktan sonra üzerine salça ile yağ dökülür. İsteğe göre Iimon sıkılarak veya pul biber serpilerek servis yapılır.$0
$0e - Sıkma:Un, tuz ve su ile yoğrulup hamur haline getirilir. Hamurun sert olmasına dikkat edilir. Hamur küçük parçalara ayrılır ve unlanarak küçük yufka biçiminde açılır. Açılan yufkalar saçta pişirilir, iki taraflı olarak sıcak sıcak yağlanır. Arasına daha önceden hazırlanmış olan soğan, peynir, tuz, karabiber ve pul biber karışımı konularak küçük yufkalar rulo şeklinde sıkıca sarılır ve servis yapılır.$0
$0f- Tarhana Çorbası: Döğme ayranla karıştırılarak lapa halini alana kadar kaynatılır.Koyulaştıktan sonra beze haline getirilir. Temiz bir bez üzerinde kurutulur. Sonra erzak dolabına yerleştirilir. Kış mevsiminde aile nüfusuna yetecek kadar bir kazanda bir süre ıslı bekletilir.Sonra elle ezilerek sıvı hale getirilir ateşte kaynatılır. Pişincede sarımsak, salça, nane kurusu yağ ile birlikte pişmiş olan yemeğe karıştırılır.Üzerine kimyona benzeyen sıra bitki kurusu serpilerek içilir.$0
$0g -Şiş Kebabı: Hazırlanmış kuşbaşı etlere, tuz ve pul biber eklenir. Et, yağlı ve kırmızı etler karıştırılarak şişlere dizilir. iki kırmızı etin arasına bir kuyruk yağı konulur. Önceden hazırlanan mangalın üzerinde her tarafı eşit kızarana kadar pişirilir.$0
$0h -Adana Kebabı (Kıyma) Kıyma, tuz ve biber eklendikten sonra kıyma parçaları birbirini tutunca enli kebap şişine yayıIır. Mangal üzerinde her iki tarafı da kızarıncaya kadar pişirilir. Pişen kebap, pide ekmek arasına konularak servis yapılır.$0
$07) Özel Günlere Ait Yemekler: İlçede belirli gün ve törenlerde özel yemekler hazırlanır:$0
$0a - Hedik: Yeni doğan çocuğun ilk dişi çıktığı görüldüğünde buğday kaynatılıp, komşulara dağıtılır.$0
$0b - Aşure: Aşure günü, aşure yemeği yapılarak dağıtılır. Değişik çeşitte kuru pişirmelik (fasulye, nohut, kuru üzüm, kaysı, döğme vs.) şeker ilave edilmiş sıcak su içine katılır. İiyice özleştikten sonra yedi çeşit baharat üzerine ilave edilir, ayrıca isteğe bağlı olarak ceviz ve fıstık da katılır.$0
$0c -Katmer: Hamur oklava ile yufka haline getiriIerek, açılan yufkanın içine tereyağı, şeker, ceviz ilave edilip dörde katlanır ve pişirilir. Bayram günIerinde bayramlaşmaya gelen komşulara ikram edilir.$0
$0d -Bayram Kömbesi: Bir tür tatlıdır. Bayramda komşulara ikram edilir.$0
$0e -Evlenme törenleriyle ilgili yiyecek ve içecekler: Söz tatlısı, nişan şerbeti, düğün ekmeği, yüzük çorbası, davul aşı vs. çeşitli yiyecek ve içecekler hazırlanır.$0
$0 $0
$07. CENAZE MERASİMLERİ:$0
$0 $0
$0Doğum ne kadar neşeli ise ölüm de o kadar acıdır. Özellikle yaşlı ve hasta olan insanlar ölmeden önce kendi kefenlerini, cenazeyi yıkayacak kişiye verilecek parayı, sabunu kendisi hazırlar. Yakınlarına çeşitli vasiyetlerde bulunur. Helalleşir. Ölünce camiden Sela verilerek ölen kişinin künyesi okunur. Başta yakınları olmak üzere, sevenleri cenaze namazına katılırlar. Cenaze kazılan mezara götürülür. Mezara en yakını inerek cenazeyi yerleştirir. Çapraz vaziyette kesilen tahtalarla kapatılır. Mezarı kazan ve ilk kazmayı vuran kişi ilk toprağı atar. Daha sonra yakınları aynı işleme devam eder. Baş ve ayak uçlarına direk dikilir. İmam Efendi Yasin-i Şerif okur. Sonra Talgın yapılır. Cenaze sahipleri sırayla taziyeleri kabul eder. Cenaze İkindi vaktinden sonra mezara konmaz. Daha sonra ölü evine gelinerek teselli ziyareti yapılarak, acılar paylaşılır. Yedinci gün, Kırkıncı gün ve Elli ikinci gün Kur’ an okunarak Hatim indirilir.$0
$0a -Ölü Helvası: Ölü evinde üçüncü gün yapılır ve baş sağlığına gelenlere ikram edilir. Şeker, yağ ve irmikten hazırlanır.$0
$0b -Yedi Yemeği: Cenazenin yedinci gününde verilir. Eskiden genellikle mantı, kuru fasulye ve sarma yemekleri verilirken, son zamanlarda Iahmacun ve ayran dağıtılmaktadır.$0
$0c -Kırkıncı Yemeği : Ölümün kırkıncı günü veriIir. Koyun, keçi vb. kesilir. Etinden çeşitli yemekIer hazırlanırve mevlit okutulur.$0
$0d -Elli ikinci Yemeği : Ölümün elli ikinci gününde verilen yemektir. Ölünün sevdiği yemekler pişirilerek yakınlarına dağıtılır.$0
$0 $0
$08. GİYİM KUŞAM:$0
$0 Eskiden yöremizde kadınlar tarafından giyilen başlık, fes, dolama, fistan, kuşak, kolçak, yemeni varken, erkekler tarafından giyilen başlık, fes, aba, yemeni gibi$0
$0giysiler artık günümüzde kullanılmamaktadır.$0
$0$0
Kadınlar tarafından Kutnu Zubun’ dan yapılmış kolları yırtmaçlı gömlekler giyilirdi. Altta şalvar, şalvarın dışında fistan denilen elbiseler giyilirdi. Başlar kapalı, saçlar kırk belik örülerek arkaya bırakılırdı. Yine baş kısım kızlarda yazma, eşef giyilirdi. Kadınlar ise başa yağlık bağlayarak üstüne Beyaz Kefri giyerlerdi. Şimdi ise okulların ve görsel yayın organı olan TV’ nin etkisiyle saçlarını kapatmazlar. Bazı köy kızları Süleymancılık ve diğer Cemaatlerin etkisiyle Arap Giysilerini kerhen, baskı altında tercih etmektedirler. İlçemiz ve köylerinde Kara Çarşaf giyen yoktur. Erkekler ise bazı köylerde altta şalvar, üstte ceket giyerler. Başları şapkayla örterler. Yeni gençler ise takım elbise ve kravatı tercih ederler. Kış mevsiminde palto ve kazak giyerler.$0
$0 $0
$09. KÜLTÜREL FAALİYETLER:$0
$0İlçemizin bazı köylerinde güreş, sin sin oyunları düğünlerde uygulanır. Ayrıca Mettah oyunları yapılır. 1998 yılından bu yana ilçemizde bilgisayar eğitimi Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Bu güne kadar, 1000 in üzerinde kişi bu hizmetlerden yararlanmıştır. Ayrıca üniversiteye hazırlık kursları, giyim, makine nakışı, ağaç işleri, metal işleri, daktilografi, okuma yazma, sportif çalışmalar, yorgancılık vb. kurslarla halkımız aydınlatılmaktadır. İlçenin tarımsal yönden kalkınması için çalışmalar yürütülmektedir. Ormanların korunması ve geliştirilmesi için iş birliği halinde uğraş verilmektedir. Kültür balıkçılığının gelişmesi için paneller, konferanslar verilmektedir. Turizmin gelişmesi için yolların standarda uygun hale getirilmesi amacıyla basını da yönlendirerek, Muhtarlar ve Kamu görevlileriyle çalışmalar sürdürülmektedir.$0
$0
$0
$0
$0
$0
$0
$0
|
| Bu içerik toplam 462 kez gösterildi, Site toplam 18060 kez gösterildi, sayfalarımızı şu an 28 kişi geziyor.
|

Kürşat GÜLERYÜZ Kaymakam
|