: Aladağ İlçe Merkezine 12 km. uzaklıkta, Adana’ya 52 km uzaklıktadır. Eski bir yol sizi Kapadokya’nın Radandos Kilikya’ya götürür.
Akören I. (Yöresel adı Göveren) yaklaşık 1 km. kuzeyde yeni kurulan köyün üst tarafında güneybatı yamacındadır. Bulgulara göre Bizans Dönemine ait yaklaşık 30 ila 40 ev bulunmaktadır. Köy merkezinde, dar sokak aralarındaki birbirine bitişik evlerin arasında üç kubbeli kilise mevcuttur. (Uzunluğu yaklaşık 18 m. eni yaklaşık 14,1 m.). Kilisenin güney kapısının üstündeki kalker taşından yapılmış konsolun üzerinde 572 tarihi yazılmıştır.(M.S. 553).
Bizanslılar tarafından kilisenin tekrar restore edildiği düşünülmekte, yağ yapımında kullanılan bir taş bulunmaktadır.
Akören Harabeleri
Akören II. Girişinde “Kayabaşı” diye adlandırılmış, yerleşim alanlarının doğusunda ve batısında 30 ila 50 arasında sık biçimde duran evlerden oluşmaktadır. Güneybatısındaki kiliseye ait bir haç bulunmakta (uzunluğu yaklaşık 32 m. genişliği 20,5 m). Birden fazla yazıtta (M.S. 525) yazmaktadır.
Kuzey kıyısındaki yerleşim yerinde ikinci bir kilise (uzunluğu yaklaşık 28m, eni 15.5 m.) görülmektedir. Kuzeyinde Bizanslılardan kalma büyük ve gösterişli mezarlıklar bulunmakta, yazıtlarda M.S.170) kazınmıştır. Bir yanda güney yamaçlarında yıkılmazlığı simgeleyen, batısında da Bizans Döneminden kalma mezar odaları ağır kalker taşlarıyla döşenmiştir. (Aynı Bingüç ve Ergen Uşağı gibi).
Mazılık Harabeleri:
Kozan’a 32 km., Aladağ’a 8 km. uzaklıkta olup köyün güneybatısına 1 km. uzaklıkta 6.yy.’a ait Büyük Kilise bulunmaktadır. 3 tane aynı büyüklükte penceresi vardır. Dışardan bakıldığında beşgen görünen kubbeler biçiminde çerçevelenmiş, onun içinden fırlayacakmış gibi üçgen biçimi ile şekillendirilmiştir. Kapılar, kuzey ve güney olmak üzere 2 tanedir. Kapıların üzerinde yuvarlak biçimde pencereler bırakılmıştır. Kilisenin altında kubbeli bir giriş yeri vardır. Bu kapının giriş yüksekliği engin bir şekilde örülmüş, bu giriş kendiliğinden oluşmuş olan mağaralara açılmaktadır. Kilisenin güney tarafında kiliseye paralel, hemen hemen aynı zamanlara ait daha büyük bir yapı bulunmaktadır. Bu yapıtların şekli ve konumu göz önüne alındığında mağara ve kilisenin niçin bu alanda inşa edildiğini anlamak mümkün olmaktadır. Buranın eskiden o çağın toplumu tarafından çok saygı duyulan bir yer olduğu fikri çıkarılabilir.








